“VİZESİZ SEYAHAT, ZEHİR KUTUSUNUN SÜSLÜ AMBALAJIDIR”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Saadet Partisi Belçika Temsilcisi Besim Özışık, basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Özışık, günlerdir gündemden düşmeyen AB ve vizesiz Avrupa söylemlerine sert bir dille eleştirerek, “Vizesiz seyahat, zehir kutusunun süslü ambalajıdır. Bu kutunun içinde tam 72 ayrı zehir vardır. Ne aldığımızı büyük puntolarla, çarşaf çarşaf yazanlar, ne verdiğimizden tek kelime bahsetmiyorlar. 1 alıp 72 veriyoruz. .  Bizim medeniyet hedefimiz, Avrupa Birliği’ne köle olmak değil, Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmaktır. Türkiye 57 yıldır kapısında oyalandığı Avrupa Birliği macerasından artık vazgeçmelidir” dedi.

VİZESİZ SEYAHAT YALANIYLA ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLÜYORLAR

Bunun örneğini 96’da imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması’nda yaşadığımızı vurgulayan Özışık, “O zaman da bu anlaşma, ‘tarihi bir zafer’ olarak sunulmuştu. Ama sonucu felaket oldu. Gümrük Birliği’nin, Türkiye’ye sadece ekonomik maliyeti 20 yılda, 500 milyar doları aştı.  Gıdadan giyime, otomobilden kozmetiğe kadar Türk pazarını Avrupa Birliği malları doldurdu.  Yani o zaman bunu zafer gibi sunanların dediği değil, ‘Yapmayın. Bu anlaşma bu millete ihanettir. Onlar ortak, biz Pazar oluruz!’ diyen Milli Görüş’ün dediği çıktı.Şimdi aynı tiyatro yeniden sahneye konuluyor. ‘Mercedes’e ucuza bineceğiz’ yalanıyla, Türkiye’yi Gümrük Birliği’ne soktukları gibi, şimdi de ‘Vizesiz Seyahat’ yalanıyla Türkiye’yi daha büyük bir felaketin içine sürüklüyorlar.Ne aldığımızı büyük puntolarla, çarşaf çarşaf yazanlar, ne verdiğimizden tek kelime bahsetmiyorlar” diye konuştu.

BİR ALIP 72 VERECEĞİZ

“Sahi Gümrük Birliği ile ne kazandık?” diye soran Özışık konuşmasına şöyle devam etti:  “Koca bir hiç!Peki, ne kaybettik?En az 500-600 milyar dolar. Vizesiz seyahat getiriyoruz diye süslü laflarla televizyon televizyon dolaşıyorlar. Ama sıra ne vereceğimize gelince tek kelime etmiyorlar.  Hatırlarsınız, Irak’ın işgali sırasında Türkiye 1 koyup 3 alacaktı. Ama tam tersine 3 koydu, ama 1 bile alamadı.Şimdi durum daha da vahim,  1 alıp 72 veriyoruz.  Vizesiz seyahat Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin istediği 72 şartı yerine getirmesine bağlı.Peki, ne var bu 72 tavizin içinde?  Bunları yazan, millete açıklayan yok.”

KARŞILIĞINDA AVRUPA’YA NE VERİYORSUNUZ?

“Hiç laf kalabalığı yapmayın, dürüstçe açıklayın” diyerek Hükümete seslenen Özışık şu soruları yöneltti;  “Avrupa’ya siz ne veriyorsunuz? Örneğin istenen tavizlerin içinde, Kıbrıs var, mı yok mu? Şehit kanlarıyla alınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki egemenlik hakkımızdan vazgeçiyor musunuz, vazgeçmiyor musunuz? Kıbrıs’ı Rumlara teslim ediyor musunuz, etmiyor musunuz? Türkiye’nin en önemli su kaynakları olan Fırat ve Dicle’yi İsrail yararlansın diye uluslararası bir konsorsiyuma açıyor musunuz, açmıyor musunuz? Evet! Ne var bu 72 tavizin içinde? Çıkın milletin karşısına, dürüstçe açıklayın.”

TEHLİKELİ VE HAYALİ MACERALARLA VAKİT GEÇİRMEYİN

“Türkiye, tehlikeli ve hayali maceralarla vakit geçirmek yerine Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni bir Dünya mücadelesi vermelidir.” diyen Özışık konuşması şöyle tamamladı: “ Bunun için de ilk adım olarak ‘barış’ ve ‘üretim’ merkezli yeni bir döneme geçmelidir. ‘Milli, Güçlü, Süratli ve Yaygın Kalkınma dönemi’ başlatılmalıdır. Tüketen değil üreten ekonomi için gerekli alt yapı ve yatırımlara öncelik verilmelidir. Milleti bu tür yalanlarla kandırmaktan vazgeçip, şeffaf, şaibesiz ve dürüst bir yönetim anlayışı ortaya konulmalıdır. Evde, sokakta, şehirde, ülkede barışı sağlayacak adımlar atılmalıdır. Çünkü barış olmadan üretim olmaz. Üretim olmadan da itibar olamaz.  Bu uyarılarımızı, hükümete bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyor, inandığımız gerçekleri tarihi bir sorumluluk olarak Aziz gurbetcilerimize arz ediyoruz.”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.