Peygamber Efendimizin (s.a.v) ayı Şabân-ı Şerif ve Fazileti

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rahmân ve Rahîm olan Yüce Allah’ın Celle Celâlühü adıyla…

Hamd âlemlerin Rabbi ALLAH (c.c.) içindir. Salât ve Selâm Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed Musatafa (s.a.v)’in Âli’nin ve Ashabının üzerine olsun inşallah.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak Allâhü Teâlâ, (amelleriyle) âhireti (kazanmaya) niyet edene, dünyayı da verir. (Fakat âhiret amelleriyle) dünyayı (kazanmaya) niyet edeni, âhiretten de mahrum eder.” (Suyûtî, el-Camiu’s-Sağir)

Muhterem Müslümanlar,

Günler; geçip gitmiş olan dün, amel günü olan bugün ve ona erişebilir miyiz, bunu dahi bilemediğimiz yarından ibarettir. Aylar da böyledir. Birisi Receb-i şeriftir ki, bakınız ne kadar hızlı geçti ve bitti, anlayamadık bile. Birisi Ramazan-ı Şeriftir, o da beklenmektedir. Ona erişip erişemeyeceğimizi bilmiyoruz. Diğeri ise şu an içinde bulunduğumuz Şaban ayıdır ki, ganimet bilmemiz icabeden, amel meydanıdır.

Şaban lügatte; ayrılan, dağıtılan şey manasına gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ashabına sorar: “Bu aya Şaban isminin verilmesinin sebebini bileniniz var mı?” Ashab-ı kiram: “Allah ve Rasülü daha iyi bilir.” derler. Bunun üzerine Rasülüllah (s.a.v): “Bu aya Şaban denilmesinin sebebi, dağıtılan hayrın çokluğundandır.” buyururlar.

Yine bir hadis-i şerifte, Şaban-ı şerifin bereket ve hayırlarından şöyle bahsedilir: “Kim ki Şaban-ı Şerife hürmet eder, Allah’tan korkar ve Allah’a itaat edip nefsini günah işlemekten korursa, Hz. Allah günahlarını mağfiret eder. O sene içinde gelecek bela ve musibetlerden emin kılar ”

Muhterem Müslümanlar!

“Receb-i şerif, Allah’ın; Şaban-ı Şerif benim, Ramazan-ı Şerif de ümmetimin ayıdır.” Peygamber efendimizden buyrulduğu üzere, Şaban-ı Şerif Rasülüllah Efendimize mahsus bir aydır. Bu itibarla bu ayda çokça salevât-ı şerife okunmalıdır. “Allahümme Salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammed.”

Şaban-ı şerif ayı amellerin Yüce Allah’a (c.c.) arzedildiği bir aydır. Peygamber Efendimizin, Ramazan-ı şeriften sonra oruç tutmaya en fazla ehemmiyet verdiği ay, bu aydır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar: “Şaban, Recep ve Ramazan arasında bir aydır. İnsanlar ise ondan gâfildir. Halbuki Şabanda, kulların amelleri Rabbül aleminin dergahına yükseltilir. Şabanda, ben oruçlu olduğum halde amelimin yükselmesini arzu ediyorum.”

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, Hazret-i Âişe radıyallâhü anhâ vâlidemize: “(Nafile oruçlardan) bana en sevimli olan oruç, Şâban ayındakidir. Yâ Âişe! O öyle bir aydır ki sene içinde vefat edeceklerin isimleri, bu ayda ölüm meleğine verilir. Ben de ismimin, oruçlu iken yazılıp verilmesini isterim.” buyurdular.

Ümmü Seleme (r. anhâ) vâlidemiz, “Resûlullah (s.a.v.), Ramazan ayından sonra hiçbir ayda Şâban ayındaki kadar oruç tutmamıştır.” buyurmuşlardır.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Receb, Allâhü Teâlâ’nın ayı, Şâban, benim ayım, Ramazan, ümmetimin ayıdır. Şâban günahlara keffâret (bağışlanmasına sebep) olan aydır, Ramazan ise günahları temizleyen aydır.”

Şâbân-ı şerîf ayı, hayır kapılarının açılacağı, bereketin indirileceği, hatâların terk edileceği, günahların bağışlanacağı ve yaratılmışların en hayırlısı olan Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’e çokça salevât getirileceği bir aydır.

Müminlerin bu ayda gafletten uyanmaları, geçmişte işledikleri günahlardan dolayı tevbe edip temizlenerek Ramazân-ı şerîf ayına hazırlanmaları gerekir.

Bu ayda Allâhü Teâlâ’ya yalvarıp yakarmalı, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) vesile kılarak Allâh’ın rahmetine yaklaşmaya çalışmalıdır. Bunları sonra yaparım diyerek tehir etmemelidir. Zira dünya, üç günden ibârettir:
Biri dündür, geçmiştir; ibret alınacak gündür. Diğeri bugündür, amel etme günüdür; ganimet bilip değerlendirmelidir. Diğeri de yarındır ki bu bir ümittir; yarına çıkıp çıkamayacağını bilemezsin.

Aylar da böyledir. Receb-i şerîf ayı geçmiştir, tekrar dönmez. Ramazân-ı şerîf ayı gelecektir, fakat ona kavuşup kavuşamayacağını bilemezsin. Şâbân-ı şerîf ayı ise iki ay arasında bir vasıtadır. Bu ayda ibadetle meşgul olmayı ganimet bilmek icap eder.

Öyleyse Aziz Müminler!

İdrak ve şuur sahibi her mü’mine düşen vazife, manevi ibadetlerimize, 5 vakit farz namazlarimiza, ve nâfile oruçlara biraz daha ağırlık ve hız vererek, salevât-ı şerifeyi çoğaltarak, bu ayın faziletinden, bereketinden istifade ederek Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz’in “benim ayım” diye övdüğü bu ayı en iyi şekilde değerlendirmeye gayret etmektir. Ne mutlu Şaban-ı Şerif’i ihyâya çalışıp, şükür vazifesini îfâ eden mü’minlere…

Peygamber efendimiz (s.a.v)’in dualarıyla mevzumuza son verelim inşaallah. “Ya Rabbi! Receb ve Şâban aylarını bizler için mübârek kıl ve bizleri Ramazân-ı Şerif ayına ulaştır!” Âmin.

Son olarak, 18 Mart 1915, Çanakkale destânımızın 106. yıldönümü münâsebetiyle Çanakkale Şehitlerimize, Vatanımız, Milletimiz, Bayrağımız ve Mukaddesâtımız uğruna Şehid olmuş tüm Şehitlerimize Yüce Allah’tan Celle Celâlühü rahmet niyaz ederiz inşaallah. Şabân-ı Şerif ayımız ve Cuma günümüz mübârek olsun inşaallah.

Vesselâm
Nihat Gülal
İmam-hatib

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.