“KES O BIYIĞI”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Namustur,kişiliğe kişilik katar sözünde duruş,sadece erkek işi değil. Kadın olsun erkek olsun erdemli haddini bilen varlığının gayesinden haberdar olan, ”mert” adam gibi adam işidir sözünde durmak.

– – –

Mertlik; her kişinin her işinden önce gelen işi olmalı. Ucuz basit olmamalı, geçtiğin yerde iz bırakmalı,özünle sözün bir olmalı.Uzaksan bir meclisten, orada yokluğun belli olmalı. Kendine has bir ûslubun,oturduğun kalktığın yer belli olmalı.Yapmacık olmamalı.

– – –

Üzerinde çalıştığın konularda yaptığın bir işi en güzel nasıl yapabilirim düşüncesi ile hareket etmeli. Falan kişi yapmış bende yapıyım birde benim olsun gayesi ile değil. Yapılan işte uğraşıda bir farklılık olmalı, renkler içinde kendine özğü kalıcı ton oluşturmalı.

– – –

Gerçek yaşanmış bir kıssa ile sözünde durmanın yada durmamanın önemini bir sohbetten esintiyle ifade ediyim.

– – –

Muhabbettiyle renkli 83 yaşlarında ömrü bereketli olasıca bir dede ile zaman zaman sohbetim olur. Dünden bu günden, dinden imandan, yoksulluktan gurbetten,şordan şurdan anlatıp geçerken birde bakmışız sohbet eski sevdalara gelip dayanmış.

– – –

Eee dede başka başka diyor dinliyorum ?

– – –

Dedem yeniden gidiyor geçmişe, ismini unuttum ûlen yine – der ara sıra tekrar tekrar sorar. ”Adın neydi koçum unuttum yine?” Abdil dede abdil der bir an önce hatıratını dinleme merakımı ayan beyan belli ederim.

– – –

Bak oğul askerden henüz yeni gelmiştim bir bıyık bıraktım vallahi pırasa sapı gibi, gençlik var serde yakışıyormu yakışıyor.

– – –

Çok samimi bir arkadaşım sevdiği kızı almak istiyor ama kızın ailesi bu evliliğe razı gelmiyor, bende kaçırak ûlen dedim. Kızla kavilleştiler akşam kaçıracağız.

– – –

Karanlık kavuştu beklenen an yetti çattı, bizim arkadaş yer yarıldı yere battı, beklerim beklerim yok. Bende gidip eve yattım.

– – –

Gönlü göynük-göynük yanan saf-sade özünde sevda gözünde sevda saklı kız bohçası hazır sabaha kadar beklemiş. Malum bizim durum, arkadaş kayıp ben kayıp.

– – –

Ertesi gün oldu,elinde güğüm suya giderken arkadaşımın sevdalısıyla köşe başında karşılaştık.

– – –

İki çift söz etti: Nerde O…? Valla bacım bilmiyom bende bekledim akşam gelmedi,şimdi öğrenirim!

– – –

“Yok yok öğrenme bir şey istemiyom sözü özü bu kadarmış,sende kes o bıyıklarını yazıklar olsun sizin erkekliğinize bıyığınıza yıkıl karşımdan” dedi…

– – –

“Vallahi Abdilim o gün kestim bıyığımı,83 yaşımdayım gördüğün gibi dahada koymadım.”

– – –

Sözlerini öğle vaktinin yaklaşmasıyla sonlandıran dedenin bu içli sohbetini dilimin döndüğü kadarıyla naçizane… O’ sevdayla empati kurarak bu kıssada kalıcı bir ton bırakıyım istedim şiir dünyamda.

– – –

Gelde yazma kalemim buna,

Söz namustur anlayana,

Ne gelin belli ne kaynana,

Erezyona uğradık baksana,

Yanarım alevsiz, esirim dumana.

***

Bir çift söze bıyık kesen nerde,

Bin tükrüğe bin şükür diyen nerde,

Örften adetten taviz verdik böylece,

Gönül yolun düşerse sahte yiğide,

Bohçan elinde beklersin köşede.

***

Sicim sicim ördüm saçımın telini,

Ah ile geçti ömrüm af etmem seni,

Kefen istemem,ört naaşıma çeketini,

El vurma, beklediğim köşeye göm beni,

Helal ettim hakkım, ateşler yakmasın seni.

***

Abdilim sevenin sitemide sevda kokar,

Kalp ağrır, sîne-de hep umut gülleri açar,

Uykular bölünür kabustan, rüyalar kaçar,

Kirpikler domur-domur şebnemler saçar,

Dünler bende kalsın, O ne anlar.

Abdil Göktekin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.