AVRUPA’DAKİ SIĞINMACI SORUNU

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Akil: “Türkiye ile AB arasındaki anlaşma öncesi Ege Denizi’de günde ortalama 7 bin sığınmacı geçişi yaşanırken anlaşma sonrası bu sayı 50’ye düştü. Bu yüzden ‘Türkiye-AB anlaşması istenen psikolojik ve politik hedefe ulaştı’ denebilir” dedi.

Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Hakkı Akil, Türkiye ile AB arasında sığınmacı sorununun çözümüne ilişkin varılan anlaşma sonrası Türkiye’den Yunan adalarına geçen sığınmacı sayısında büyük bir düşüş olduğunu belirterek, Türkiye-AB anlaşmasının istenen psikolojik ve politik hedefe ulaştığının söylenebileceğini kaydetti.

Fransa Ulusal Meclisi Yasama Komisyonu’nun Avrupa’ya göçmen akımıyla ilgili düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Akil, Türkiye ile AB arasında imzalanan sığınmacı anlaşmasının Ege Denizi’ndeki sığınmacı geçişlerine etkisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Anlaşmanın devreye girmesinin insan kaçakçıları ve Suriyeli sığınmacılar için “caydırıcı etki” mahiyetinde olduğunu ifade eden Akil, “Önemli olan sığınmacıların kaçak duruma düşmelerini engellemek. Eğer sığınmacılar Avrupa’ya ulaştıktan iki hafta sonra Türkiye’ye geri gönderileceklerinin bilincinde olurlarsa ne hayatlarını riske atarlar ne de kaçakçılara para verirler.” şeklinde konuştu.

Anlaşmanın “caydırıcılık etkisini”, özellikle nisan ayında iyice gösterdiğinin altını çizen Akil, “Türkiye ile AB arasındaki anlaşma öncesi Ege Denizi’nde günde ortalama 7 bin sığınmacı geçişi yaşanırken anlaşma sonrası bu sayı 50’ye düştü. Bu yüzden ‘Türkiye-AB anlaşması istenen psikolojik ve politik hedefe ulaştı’ denebilir.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz nisan ayında üç gün, mayıs ayında ise iki gün boyunca tek bir Suriyeli’nin dahi Yunan adalarına geçmeye çalışmadığına dikkati çeken Akil, anlaşma sayesinde artık denizde insanlık dramı yaşanmamasından Türkiye adına büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Bazı Avrupalı gazeteci ve siyasetçilerin AB ile yapılan anlaşma öncesi Türkiye’nin tek başına sığınmacı akımını engelleyebileceğine dair açıklamalarda bulunmasına da değinen Akil, “‘Türkiye isteseydi, akımı durdurabilirdi’ deniyor. Fakat durum sanıldığı kadar basit değil. Birçok Yunan adası, Türk kıyılarına sadece 20 dakika mesafede ve sığınmacıların gece geçmesi halinde tek tek görülmeleri oldukça zor.” dedi.

Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar konusunda AB ülkelerine göre kat kat fazla harcamada bulunduğunu hatırlatan Akil, “Türkiye, sığınmacılar için şimdiye kadar 10 milyar dolardan fazla para harcadı. Bu, ülkenin, yıllık gayri safi milli hasılasının yüzde 1,5’ine denk geliyor. Fransa aynı çabayı sarf etmiş olsaydı şimdiye kadar sığınmacılara 34 milyar avro harcamış olurdu. AB düzeyinde ise en az 215 milyar avro ayrılması gerekirdi.” şeklinde konuştu.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.