Emirdağ yaylaları hakkında çıkan altın arama tartışmaları sonrası kurulan Emirdağ Yaylaları Doğa Platformu, basına gönderdiği bildiride; “Altın demek siyanür demek” mesajını verdi.
Emirdağ Yaylaları Doğa Platformu tarafından gönderilen bildiride şu ifadeler yer aldı:
Altın demek; yabancı şirketin her yıl 1 katrilyon kazanıp devlete 45 milyon TL vermesi demek.
Altın demek; yaylalarımızda 35 bin dönüm meranın kazılması demek.
3 milyon 500 bin metre küp (200 bin kamyon) toprağın siyanürle zehirlenmesi ve bu zehirli toprağın yaylalara gömülmesi demek..!
Altın demek; Tez, Balcam, Dereköy, Çatallı, Çaykışla, Kemerkaya ve Yapraklı köylerinin içme sularının ve Kemerkaya göletlerindeki sulama sularının zehirlenmesi demek..!
Altın demek; bölgede otlayan 200 bin adet damızlık koyunun otlak alanlarından, köylerdeki ağıllara hapsedilmesi demek.
200 bin damızlık koyunun ağıllarda beslenmesi için; hayvancılara yılda 18 trilyon ilave yem parası demek.
Altın demek; damızlık hayvanlarımızın yarısını kaybetmek. Kuzu üretimimizin yarı yarıya azalması demek.
Altın demek; siyanürden dolayı 12 bin dekar sulanan tarım alanından vazgeçmek demek.
Altın demek; Altıncıların ayda ödeyeceği 45 milyon TL’ye karşılık, ilçemizin tarım ve hayvancılıkta ayda 600 trilyon kaybetmesi demek.